adige pşaşe

2/2/2009 ·

~~~ADİGE PŞAŞE~~~

Sana en güzel hediyeyi vermek isterdim.

Ama sen,

En güzel varlığa sahipsin zaten,

O da senin yüreğin.

Ey adige kızı,

Ey adige ve insan olmayı hisseden ve bilen insan;

Sen her şeyin güzeline layıksın.

Sana sevgimi ve saygımı veriyorum.

Sahip olduğun o güzel yüreğin.

Yanına koy onları

Ey gerçek adige kızı

Sevgim ve saygım hediye değil

Onlar zaten senin hakkın

Sana ne hediye edersem edeyim

Senin sahip olduğun yürek kadar

Yorum (1) Yorum yaz!

kazım koyuncu

9/12/2008 ·

"Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar 'a, ateş hırsızlarına, Ernesto "Çe" Guevara'ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya''

KAZIM KOYUNCU

Yorum (yok) Yorum yaz!

duyuru

1/9/2008 ·

aşağıdaki video bi arkadaşımdır destek olsun die siteye koydum sizde destk werin
http://www.pikniktube.com/v/848698aab6d60fe17df3e44a9ce9c636/u/436679/g%FCrkan55_%FDslak_%FDslak%28bar%FD%FE_akarsu%29

Yorum (2) Yorum yaz!

Duyuru

27/8/2008 ·

Tarih   : 26 Ağustos 2008
Sayı    : 2008/124
Konu  : Duyuru

Sevgili Abhazlar,
Sevgili Osetler,
Sevgili Kafkas halkları,
Sevgili Abhazya,
Sevgili Güney Osetya
Ve sevgili Kafkasya,

Bugün bizim günümüz, bugün sizin gününüz, bugün Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıkları için omuz verenlerin günü...

Abhazya ve Güney Osetya bağımsız devletler olarak Rusya Federasyonu tarafından resmen tanındı. Rusya Federasyon Konseyi ve Devlet Duma’sının dünkü tavsiye kararının ardından bugün Rusya Federasyonu Başkanı Dmitri Medvedev, Abhazya ve Güney Osetya’nın tanınması yönündeki kararnameyi imzaladı.

7 Ağustos’ta Gürcistan’ın soykırım ve imha operasyonuna kalkışmasının ardından yaşadığımız acı günlerin bıçak gibi kesildiği gündür bugün.

Tarihi adaletsizliğin karşısında adaletin tecelli ettiği gündür bugün.
Abhazya ve Güney Osetya’nın özgürlüğü için canlarını feda etmiş şehitlerimizin ruhlarının şad olduğu gündür bugün.

Hür türlü baskı, şiddet, tehdit ve ambargolara rağmen vatanlarını bağımsız bir şekilde ayakta tutabilmek için mücadele etmiş Abhazlar ve Osetlerin günüdür bugün.

Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığı için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen dostlarımızın ve kardeşlerimizin emeklerinin karşılığını aldığı gündür bugün.

26 Ağustos bayram günümüz olsun!

Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının tescili hepimiz için kutlu olsun!

Kutlu olsun bugünümüz, kutlu olsun yarınlarımız!

Selam sana bağımsız Abhazya!

Selam sana bağımsız Güney Osetya!

Yorum (yok) Yorum yaz!

8/8/2008 ·



Tarih   : 08 Ağustos 2008
Sayı    : 2008/114
Konu   : Duyuru

Kamuoyu Duyurusu

Büyük Küstahlık

Dünyanın neresinde bir sorun varsa Amerika destekli olduğu bilinmektedir.

Gürcistan'da 2004 yılından itibaren Amerikan destekli olarak Güney
Osetya'ya karşı adeta ateşle oynamaktadır. Bu olayların arkasında başkaca hangi güçlerin destekçi oldukları çok açık seçik bilinmektedir.

Yazıklar olsun
, insan haklarını ve demokrasiyi savunuyor görünenlere.
Bir kardeş ve dost millete karşı iki paralık siyasi hesaplarla köşeye sıkıştırılırcasına bir politika izlenmesini şiddetle kınıyoruz.

Gürcistan'ın Güney Osetya'ya olduğu gibi Abhazya'ya takındığı gerilimli ve provakasyon içerikli davranışlarını da Diaspora olarak büyük bir ciddiyetle izlemekteyiz. Bütün bu kendini bilmezliğin hesabı daha evvel olduğu gibi şimdi de görülecektir.

Başkent Tshinvali'ye kadar uzanan saldırı sonuç vermeyecektir.
Zafer yine Oset kardeşlerimizin olacaktır.

Tiflis adeta Amerikan şımarıklığı içerisinde bölge milletlerinin uyarılarını da hiçbir şekilde dikkate almamaktadır.

Diasporanın önde gelen bir kurumu olan Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi olarak taşıdığımız sorumluluk itibarıyla Gürcü yönetimini uyarmayı bir borç bilmekteyiz. Bu vesile ile Gürcistan yönetimine, Gürcistan halkına ve uluslararası topluma sesleniyoruz.


- Savaşla sonuç alınamadığı somut olarak dünyanın gözü önünde bulunmaktadır.

- Savaşın her zaman geriye bıraktığı acı ve gözyaşından başka bir şey yoktur.
1990-1992 yıllarında bunun böyle olduğu Oset-Gürcü savaşından da bilinmektedir.

- Vatandaşı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devlet yöneticilerinin bu konu ile ilgili daha duyarlı hareket etmesi gerektiğini her zaman olduğu gibi belirtmek isteriz. Eğer böyle bir durum var ise kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.

- Başta ABD olmak üzere AB, BM, AGİT ve uluslararası Kuruluşlar olmak üzere Gürcistan'ın bu saldırısına ellerini arkadan çırpacaklarına savaşa en sert ve etkin bir şekilde müdahale etmeleri lazımdır.
Özellikle BM kararlarının savaşta ölecek kardeşlerimizin mezarlara konuşundan sonraya bırakılmamasını diliyoruz.

- Güney Osetya'ya karşı başlatılmış olan insanlık dışı hareket ve beraberinde söz konusu olacak her türlü diğer gayri kanunu hareketler nedeniyle Diaspora olarak kardeş Oset halkının yanında olacağımızı ve desteğimizi her zaman olduğu gibi esirgemeyeceğimizi bütün kamuoyunun bilmesi gerekmektedir.

- Ey Amerika gel bu Kafkasya'da boy göstermekten vazgeç, zira Kafkasya ve Kafkas insanı bu sevdanı sana pahalıya mal edecektir.

Bu vesile ile barış için var gücümüzle sesimizi yükseltiyoruz ve ülkelerin özgürlük, bağımsızlık iradelerine saygı göstermeye davet ediyoruz

Yorum (1) Yorum yaz!

8/8/2008 ·

Tarih   : 10 Nisan 2008
Sayı    : 2008/063
Konu   : Abhazya’nın Bağımsızlığı’nın Tanınması ile İlgili İmza Kampanyası

DEĞERLİ HALKIMIZA VE KURULUŞLARIMIZA,

Abhazya Cumhuriyeti Devleti’nin Bağımsızlığının tanınması ile ilgili başlattığımız imza kampanyasını dekteklemenizi arzu ediyor ve bekliyoruz.

* Bu imza kampanyası,
ULUSLARARASI KURULUŞLARA, BM, UNPO, AGİT, STK, AB, AP, TÜM DÜNYA DEVLETLERİN PARLAMENTOLARINA ve HALKLARINA gönderilecektir.
* İmza kampanyasına bireysel veya toplu olarak, Ad-Soyad-İmza atarak

faks (0216 347 32 77) veya E-maille info@abhazya.org gönderebilirsiniz.
Ayrıca www.abhazya.org‘dan E-posta ile de katılabilirsiniz. 

Saygılarımızla
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
Adına Başkan
İrfan ARGUN

Tarih   : 1Nisan 2008 – 30 Eylül 2008
Sayı    : 2008/000
Konu   : İmza kampanyası

TÜM DÜNYAYI KENDİ DÜNYASI GİBİ GÖREN,
ÇAĞDAŞ ve DEMOKRAT TÜM İNSANLARA
SESLENİYORUZ...

Dünyanın, her bir yanı yanıp tutuşan bölgesinde bir yerde; Kafkas dağlarının eteğinde bir ülkede, ABHAZYA’da var olma, varlığını tanıtma, yaşamlarıyla Dünyanın renklerine renk katmak isteyen insanlar adına sizlere sesleniyoruz!...

Küreselleşerek küçülen Dünyamızın, bu ülkesinde, 150 yıldır çok zor koşullarda varlığını koruyup sürdürebilen bu insanlar, bu gün tıpkı bizler gibi, en doğal hakları olan çağdaş, özgür katılımcı demokratik, bir yapılanma içinde olmak istiyorlar. Kendi varoluşları hakkında kendileri karar vererek, Dünya ailesi içinde kendi vazgeçilmez konumlarını yaratmak istiyorlar. Kendilerini, asi, ayrılıkçı v.b. nitelemelerle dünyadan silmeye kalkışanlara canla, kanla direndiler. Çağdışı yöntemlerle kah boğazını sıkarak, kah türlü provokasyonlarla kışkırtmaya çalışarak, silaha, zora baş vuranlara, onurla direnerek ve yine onurla silahı bırakıp İNSAN GİBİ diyalog ve anlaşma yolu önerdiler. Ama, hep gördüler ki,  niyet hala, her şeyini gasp ederek, yok etmek!...

Yaşamak için yaşatmamız gerektiğini ve artık yok ederek varolamayacağımızı bildiğimiz çağımızda, küreselleşen bu Dünyayı küreselleştirenin de bir SİSTEM olduğunu öğrendik.

Sistem, özgür ve demokrat insanlar olarak, mümkün olduğunca ortak aklımızı kullanarak Dünyayı, ancak insanca ve sürekli yaşanır kılabileceğimizi de bize gösteriyor. Ancak bu gerçekliği görebilirsek mutlu olacağımızı da bize öğretiyor.

Silahı, zoru, gücü kullanarak, başkalarına dediğini, çıkarını dayatanlara sesleniyoruz!
Sistemin bu yeni gerçekliğini görenleri dinleyin!  İhtiraslarınızı frenleyin!

ÖNCELİKLE başkası, öteki anlayışını terkedin!

''HEPİMİZ İNSANIZ !''diyerek, bakın çevrenize ve ortak sorunlarımıza.
Ve tanıyın insan gibi yaşamak isteyenleri ve onların bu en doğal haklarını...

TANIYIN 
ABHAZYA’yı

Yorum (yok) Yorum yaz!

Adige Milli Marşı ( tercüme )

5/8/2008 · Kategori: arastirma

Adige Milli Marşı ( tercüme )    
       
   

Sevgili biricik ülkemiz.
Adige toprağıdır. Hep bizde kalsın.
Bir yuva sıcaklığında bir çok ulustan kişi,
Kardeşçe burada barınsın.

Doğruluğa yönel, ilerle.
Cumhuriyetimiz güzel evimiz.
Serpil-geliş ve de şahlan,
Cumhuriyetimiz yüce özlemimiz.
Halkına geçmişini de anımsat.

Dünya üzerinde eşsiz bir yer,
Atalarımız tarafından bırakıldı bizlere.
Onların yiğitliği ve yetenekleri,
Yüzyılları aşarak erişti bugünlere.

Doğruluğa yönel, ilerle.
Cumhuriyetimiz güzel evimiz.
Serpil-geliş ve de şahlan,
Cumhuriyetimiz yüce özlemimiz.
Halkına geçmişini de anımsat.

Geride bıraktın çileli günleri.
Parıldıyor güneşin şimdi başucunda.
Rusya'ya katılmış bir birimsin artık,
Her şeyinle özgürsün orada.

Doğruluğa yönel, ilerle.
Cumhuriyetimiz güzel evimiz.
Serpil-geliş ve de şahlan,
Cumhuriyetimiz yüce özlemimiz.
Halkına geçmişini de anımsat.

Varolduğumuz sürece, sonsuza değin.
Her şeyimiz olan toprağımız da yaşayacak.
Göklerimiz ve güneşimiz de yaşamımıza,
Yaşam katarak, hep bizim olarak kalacak.

Doğruluğa yönel, ilerle.
Cumhuriyetimiz güzel evimiz.
Serpil-geliş ve de şahlan,
Cumhuriyetimiz yüce özlemimiz.
Halkına geçmişini de anımsat.
   
       

_________________
Adige...

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

adige olmak !..

13/6/2008 ·

ADİGE OLMAK!.. 

bunu yazıyorum çünkü bi kaç gün önce duyduğum bi olay beni çok sarstı...

Bi çoguğumuzun bilmediği belkide umursamadığı xabzemiz artık yok olmakta... Çerkesim demek bir gurudur, ama  çerkesim demek bir çerkes olmaya yetmez çoğu zaman.Çerkes deyince eskiden akkıllara, asillik o eşsiz yemekler, güzel düğünler gelirdi... Şimdi bi kısım çerkes genci o müthiş yemekleri yapmayı bilmezken o güzel düğünlerimizde yok olmakta...Büyüklerimiz anlatırlarken dinlerdik; '' biz sizin kadarken yaşımız küçük die düğün çemberine yaklaşamazdık'' dediklerini.Şimdi bi çok düğünde 5-15 yaş grubunu görmek mümkün.Bunu kötü bi amaçla yazmadım...Ama daha iyi olmazmıydı xabzeye uygun olsa düğünler. Şimdi sorarım size hangi çerkes boyu zarar görmüşütür xabzeye uymakan ya da hangi kabile dışlanmıştır xabze kurallarını doğru uygulamaktan...

    Yine xabzenin bi parçasıdır düğünlerde pshenayı adige pshashanın çalması.Gençelerimiz Adige pshashanın çaldığı pshenayla düğün yapmazmış. Artık kimse bilmiyor Ağlatan Qafenin ruhunu, asaletini. Neden yazılmış olduğu kimsenin umrunda değil. Hoş... Artık düğünlerde Qafe oynayanda kalmadı...

   ARKADAŞLAR!!! Kendimize gelelim Gajehi düğünlerimizde türkler oynar oldu. Biz türklerden xabzemizle ayrıydık, Wuigle güzeldik, Qafeyle asildik... Belliki bi kısmımıza saçma gelecek bu yazdıklarım ve bi çoğumuz sadece bi anlık o eski asil çerkeslerden olacağız. Ama yine kaybolacak içimizdeki Sosriqua ateşi.Kaçımız biliyoruz Tlepş'i ya da kaçımız setey'in kim oldunu....Ben efsanelerimizden vazgeçeli çok oldu, bana xabze lazım.Atalarımız pshenayla ayrılmışlar anavatandan. Şimdi o pshena büyüklerimizn başını ağrıtıyormuş. GEnçlerimiz sözde derneklere (hepsi için söylemiyorum) sadece qaşhenlik için gidiyorlarmış. hiç kimse düşündümü Ethem Bey'in Türk Kurtuluş savaşında Ülke için neden bu kadar çırpındığını. Bırakalım artık arkadaşlar Ethem Bey'in sözde hainliğinden utanmayı. Bu devirde utanacağımız tek şey kendi kültürümüzü kendi ellerimizle nasıl yok ettiğimizdir...

   Gençlerimiz değildir tek suçlu olan. ''Aman dil öğrenip ne yapacaksın, ben 60 senedir biliyorum statüm hala aynı '' diyen büyüklerimizde en az biz gençler kadar suçludur... Evet bize ÖSS'de Adigebzeyi sormuyor olabilirler.  Ama unutmaylım ki Atalarımız yıllarca rusların baskısına daha konuşmayı bile bilmeyen bi nesil yetişsin diye dayanmadı. Bu kültürü yaşatmak hepimizin borcu Çerkeslik basit bir var olma savaşı değildir. Hepimizin ULU ÖNDERİ Atatürk'ün bile gıptayla baktığı ÇERKESLER yok olmasın...

   ADİGE OLMAK Gajeh gibi bir oyun değil, Çerkeslik OYUN değil. Artık ağzımızla değil RUHUMUZLA ADİGE olalım...  

Yorum (yok) Yorum yaz!

çerkez aşkları

24/4/2008 · Kategori: arastirma

Aşkın kelamı edilmez bizde.

Sevgi zor dillendirilir.

Kızınız övülmez, oğul dahi sözle sevilmez.

Aşka gelince, kamusal alandaki kadarıyla sınırlıdır. Toplumda ne kadar yaşıyorsan, o kadar yaşanır aşk.

Bazen düğün otobüsünde şekere sarılı buluverirsiniz. Bazen bir çikolatayla “sizi soruyor” cümlesiyle gelir.

Bazen zulada iki kadeh attıktan sonra, çift gördüğün kızın diğer tekidir. Kimi zaman Pselux’ta en kıvrak zeka, kimi zaman sessiz sedasız, nazlı niyazlı, bir biblodur.

Bazen Gafe’den süzülüp sana doğru vuran rüzgar, bazen ver elini Kafkasya diyen ellerdir aşk.

Dört nala koşturan atlar, şehirler arası otobüslere, hatta kara trenlere dönüşse de yüzyılımızda,  “Yüzyılın Aşları” olarak anılmasa da, muhacir hayatlardaki, “Şu Bizim Çerkesler”in  deli dolu aşkları var ya...

Hala dört naladır.

Kaptığı gibi atın terkisine atmasa da aşkını, körüklü otobüsün terkisinde kaçırır.

Metropol yaşamına bulaşmışsa sevginiz, bir bar taburesi aranacaksa, o bar yine Çerkeslerin gittiği mekan olarak seçilir. Yan masalara selamlarla oturulur, el ele tutuşulmaz, müziğin hiçbir türüyle dans edilmez, yavaşı hızlısı sizi çok bağlamaz.

Şehirler değiştirilir, ülkeler değiştirilir uğruna, el ele kaç ülke gezilir, savaşı bol olur.  Xıbzesi, woredi, özlemi, hasreti, mücadelesi boldur.

“Sevda hep bize düşer usta”, hasret kadına.

Kadın en çok mücadele eden olur.

Dörtnala aşkların, güçlü, mücadeleci kadınları.

Yıllarca hapis yattı da, Bursa’da beklemedi mi Abaza kızı onu. Ankara’da öğrencilik, kaçak, göçek mahpus yılları, şimdi oğullarımız adaş, bir oğlu bir kızı, çok mutlular Bursa’da.  

Bir başkası, Abaza radyosu dinleyerek başlayan aşkı ile Kafkasya’da evlenmedi mi?

Terki diyar edip memurluğunu, Adapazarı’na veda, ver elini Abhazya.

Alman güzelini İstanbul’da kapıp da Kafkasya’ya kaçan aşklarımızda oldu, aşkına hokkabazlarımızda. Okus pokus şovlarıyla para kazanmadı oralarda.

Bir başkası, bir not düştü küçük harflerle iç kapağa. Abhazya’ya yazılan kitabını, öldürülen aşkına adadı. No onu, ne Abhazya’yı hiç unutmadı.

“Kurtarın pamuk tüccarına veriyorlar”
mektubuna kız kaçırmaya Adana’ya gidenler, yeni bir aşkla geri dönmedi mi?

Aşk olsun size Çerkesler, aşk olsun.

Bu aşkların ne ismini verebiliriz, ne de bir daha söz edebiliriz.

Kızmayınız.

Densizliğime veriniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Haluj (Çerkez yemeği)

6/4/2008 · Kategori: _erkez yemekleri

Haluj (Çerkez yemeği)

Malzeme:

750 gr un
1,5 tatlı kaşığı tuz
Ilık su

İç malzemeleri:
1 baş kuru soğan
Yarım çay bardağı zeytinyağı
1 yemek kaşığı pulbiber
1,5 kg patates, haşlanmış ve püre haline getirilmiş

Sos malzemeleri:
3 yemek kaşığı tereyağı
3 tatlı kaşığı pulbiber
Yoğurt
Hazırlama:
1. 750 gr unu ve 1,5 tatlı kaşığı tuzu karıştırın. Ilık suyu azar azar ekleyerek poğaça hamurundan biraz daha sert (mantı hamuruna yakın) bir hamur yapın. Hamuru 3 bezeye ayırın ve bezelerin üzerine nemli bez örterek 10 dakika dinlendirin.
2. 1 baş kuru soğanı yemeklik doğrayın, tavaya alıp yarım çay bardağı zeytinyağında soğanları öldürün. 1 yemek kaşığı pulbiberi ekleyip karıştırın. Püre haline getrilmiş patateslerle pulbiberli soğanları karıştırın.
3. Dinlendirilmiş hamur bezelerinin her birini 2 mm kalınlığında (mantıdan biraz daha kalın) 40 cm çapında açın. Bunlardan daireler kesin. (daireler için en işe yarayanı nescafe kavanozlarının kapağı)
4. Dairelerin içine 1 tatlı kaşığı patatesli içten koyun. dairelerin orijinal kapatma şekli saç örgüsü ama siz iki ucunu birleştirip sıkı sıkı bastırarak da kapatabilirsiniz. (hamurların tamamen yapıştığından emin olun, yoksa patatesler dökülebiliyor.) Halujları kağıt havlu serilmiş bir tepsiye birbirlerine değmeyecek şekilde dizin.
5. Derince bir tencereye 2-3 litre su koyarak kaynatın. Su kaynayınca bir tatlı kaşığı tuz atın. Her bezeden çıkan halujları arasıra tahta kaşıkla karıştırarak tek seferde haşlayın. (tencerenin ağzını kapatmayın.) Pişen halujları kevgirle sudan alın.
6. Sos için tereyağını eritip pulbiberle karıştırın. Servis tabağındaki halujları bu sosla karıştırın ve yoğurtla servis yapın.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::